24 saat içinde ücretsiz avukat kontrolü

Tek başvuruyla 27 ülkede koruma sağlayan EUIPO ve Avrupa Birliği marka tescili yapısı, işletmelerin Avrupa pazarında hızlı, maliyet etkin ve güçlü bir marka güvenliği elde etmesini mümkün kılan en kapsamlı bölgesel sistemdir. Avrupa Birliği’nin tekil marka koruma modeli, markaların tüm üye ülkelerde eş zamanlı olarak korunmasını sağlayarak uluslararası büyüme stratejilerinde kritik bir avantaja dönüşür. Bu avantaj, ticaret hacmi yüksek bir coğrafyada marka ihlallerine karşı güçlü bir kalkan oluşturur ve işletmelerin rekabet gücünü belirgin biçimde artırır.

AB marka tescili, Avrupa Birliği yönetmelikleri kapsamında tek bir hukuki çatı altında birleşmiş bölgesel koruma modelini temel aldığı için 27 ülkenin tamamına otomatik olarak uygulanır. İlk cümlede gerekli net yanıt şu şekildedir: AB marka tescili, merkezi EUIPO sistemi üzerinden yapılan tek başvurunun Avrupa Birliği içerisinde yer alan tüm ülkelerde geçerli olmasını sağlayan bölgesel marka koruma mekanizmasıdır.
Bu mekanizma, işletmelerin her ülkede ayrı başvuru yapma zorunluluğunu ortadan kaldırır. Koruma kapsamı geniştir ve AB üyesi her ülkenin yerel hukukunda geçerlilik kazanır. Bu özellik, zaman ve maliyet açısından benzersiz bir verimlilik sağlar. Ayrıca, tek bir inceleme prosedürü ile tüm coğrafyada aynı marka hakları korunur. AB ekonomisinin toplam ticaret hacminin dünya ekonomisinin yaklaşık %16’sını oluşturduğu dikkate alındığında, bu sistemin ticari etkisi daha net görülür.
AB marka tescili, Avrupa Birliği’nin tek pazar ilkesiyle uyumludur. Bir ülkede kabul edilen tescil, tüm ülkelerde aynen geçerlidir. Bu durum:
İtiraz süreçlerinin merkezi yönetilmesini,
Tek hukuki değerlendirme standardının uygulanmasını,
Üye ülkelerde eş zamanlı koruma elde edilmesini,
sağlar.
Bu yapı, farklı ulusal mevzuatlarla uğraşma zorunluluğunu ortadan kaldırır.
AB marka tescili alan bir şirket, Avrupa’nın tamamında ürünlerini güvenle satabilir, franchise modeli kurabilir veya distribütör ağı oluşturabilir. Avrupa pazarının birleşik yapısı, tescilli markaların daha hızlı tanınmasına ve marka imajının merkezi şekilde yönetilmesine olanak tanır.
EUIPO (European Union Intellectual Property Office), Avrupa Birliği marka ve tasarım tescilinden sorumlu resmi kurumdur. Başvuru süreci tamamen çevrim içi yürütülür ve birçok ülkede ayrı başvuru ile karşılaşılan karmaşık süreçlerin aksine sadeleştirilmiş bir inceleme sistemi sunar.
EUIPO süreci şu adımlardan oluşur:
Başvurunun hazırlanması
Marka türü, Nice sınıflandırmasına göre mal ve hizmet listesi belirlenir.
Şekli inceleme
Logonun teknik nitelikleri, tanımlar ve sınıflandırmalar kontrol edilir.
Mutlak ret nedenlerinin incelenmesi
Ayırt edicilik, tanımlayıcı ifade kullanımı ve kamu düzenine aykırılık değerlendirilir.
Yayın ve itiraz süreci
Marka, 3 aylık süre boyunca AB Resmi Bülteni’nde yayımlanır.
Tescil kararı
İtiraz olmaz veya itiraz reddedilirse marka 27 ülkede geçerli hale gelir.
EUIPO ortalama tescil süresinin 4–6 ay arasında sonuçlandığı bilinir. Bu süre, ulusal başvuruların birçoğundan daha hızlıdır ve işletmelerin Avrupa pazarına erken giriş yapmasını sağlar.
2023 istatistiklerine göre AB marka tescili başvurularının %70’i ilk incelemeden olumlu geçmektedir. Bu oran, doğru hazırlanmış dosyaların başarı potansiyelini göstermektedir.
AB marka tescilinin en önemli yönü, çok geniş coğrafyada tek işlemle geçerli olmasıdır. Ancak bu avantaj sadece kapsam genişliğiyle sınırlı değildir; operasyonel, hukuki ve ticari düzeyde derin etkileri bulunur.
Başlıca avantajlar:
27 ülke için tek başvuru
Tek yenileme, tek itiraz yönetimi
Düşük maliyetli bölgesel koruma
Kolay uygulanabilir dijital başvuru
Bütünleşik marka politikası oluşturma
Sınır ötesi marka ihlallerine güçlü yaptırım
AB marka tescili bulunan markalar, yatırımcıların gözünde daha düşük risk kategorisinde değerlendirilir. Avrupa pazarında aktif olan markaların marka değerinin ortalama %20 daha hızlı yükseldiği görülmektedir.
Bu durum, korumanın finansal etkisini açık bir veriyle ortaya koyar.
Avrupa Birliği’nde marka adının ayırt edilebilir olması zorunludur. Tanımlayıcı, jenerik veya sektörel olarak yaygın kullanılan ifadeler çoğunlukla reddedilir. Markanın hem hukuki hem fonetik açıdan AB pazarına uygun olması gerekir.
Marka adı seçiminde kontrol edilen ana unsurlar:
Ayırt edicilik seviyesi
Avrupa dillerindeki anlam karşılığı
Telaffuz kolaylığı
Benzer marka yoğunluğu
Negatif çağrışım riski
AB üyesi 24 resmi dil bulunmaktadır. Bu nedenle marka adının çok dilli kullanımda uygun sonuç vermesi önemlidir.
Örneğin, bazı kelimeler farklı ülkelerde olumsuz çağrışım yapabilir veya telaffuz zorluğu yaratabilir. Bu sorunlar tescil sürecini doğrudan etkiler.
EUIPO iki aşamalı bir değerlendirme yapar: Mutlak ret nedenleri ofis tarafından incelenir; nispi ret nedenleri ise üçüncü kişiler tarafından itiraz edilmesi yoluyla değerlendirilir.
Ayırt edici olmayan marka
Mal/hizmetleri tanımlayan ifadeler
Kamu düzenine aykırılık
Coğrafi adların korunması gereken kullanımı
Bu ret türünde benzer markalar sahipleri tarafından itiraz yoluyla işlem başlatabilir.
2023 istatistiklerine göre AB marka başvurularında itiraz oranı yaklaşık %18’dir.
AB marka tescili yapıldıktan sonra koruma süresi 10 yıldır. Koruma süresi bittiğinde yenileme işlemi yine tek bir merkezden yapılır. Böylece 27 ülke için ayrı işlem yürütme zorunluluğu ortadan kalkar.
Koruma süreleri, dijital ortamda otomatik hatırlatma sistemleriyle takip edilir. AB içi yenileme oranlarının %90’ın üzerinde olması, markaların uzun yıllar boyunca aktif olarak korunduğunu göstermektedir.
AB marka tescili aldıktan sonra markanın fiilen kullanılmaması, 5 yıl sonunda iptal taleplerine konu olabilir. Bu nedenle markanın AB pazarında gerçek ticari faaliyetle desteklenmesi önemlidir.
Avrupa e-ticaret pazarının 2024 itibarıyla 700 milyar euroyu aşan hacmi, dijital marka korumasını kritik hale getirmiştir. AB marka tescili bulunan işletmeler, çevrim içi platformlarda marka ihlallerine karşı güçlü yasal zemin elde eder.
Dijital korumanın etkileri:
Taklit ürün listelemelerinde hızlı kaldırma
Alan adı uyuşmazlıklarında üstün hak
Sosyal medya marka adı koruması
Avrupa veri koruma ve tüketici güveni standartlarına uyum
AB markası bulunan işletmelerin online satış hacimlerinde %27’ye kadar daha yüksek güven oranı gözlemlenmiştir.
AB tescili ile ulusal tescil yapıları farklı amaçlara hizmet eder. AB sisteminin bölgesel yapısı, işletmelerin geniş coğrafyada tek işlemle koruma elde etmesini sağlar; ulusal sistem ise ülke bazında daha dar fakat bazı durumlarda daha hızlı bir seçenek olabilir.
Aşağıdaki tablo farkları özetler:
|
Kriter |
AB Marka Tescili |
Ulusal Tescil |
|
Kapsam |
27 ülke |
Tek ülke |
|
Başvuru |
Tek işlem |
Her ülke ayrı |
|
Yenileme |
Tek kalem |
Ülke bazlı |
|
Hukuki etki |
Bölgesel |
Ulusal |
|
İtiraz süreci |
Merkezi |
Yerel |
Bu tablo fiyat bilgisi içermez; yalnızca yapısal farkları gösterir.
AB pazarı hedefleniyorsa EUIPO başvurusu daha verimli olur. Ancak sadece tek ülkede faaliyet gösteren işletmeler için ulusal tescil de değerlendirmeye alınabilir.
İtiraz süreci, başvurunun AB Resmi Bülteni’nde yayımlanmasıyla başlar. Üç aylık itiraz süresinde benzer markalara sahip kişiler itirazda bulunabilir. Bu süreç, markanın AB pazarındaki mevcut marka yapısıyla uyumluluğunu ölçen önemli bir aşamadır.
İtiraz sürecinde değerlendirme şu adımlarla yürütülür:
Taraflara bildirim yapılması
Yazılı savunma aşaması
Kanıtların sunulması
EUIPO değerlendirmesi
Karar
İyi hazırlanmış savunmaların başarı oranı oldukça yüksektir. 2023 verileri, itiraz süreçlerinin %30’unun marka sahibinin lehine sonuçlandığını göstermektedir.
Güçlü marka koruması, kurumsal kimliğin tutarlı bir yapıda yönetilmesini sağlar. AB pazarı içinde yapılan marka kampanyaları, reklam faaliyetleri ve ambalaj tasarımları tek marka çatısı altında yürütülür.
Stratejik etkiler:
Kurumsal iletişimde bütünlük
Avrupa çapında tutarlı marka algısı
Marka kullanımının izlenebilirliği
Yatırımcı sunumlarında daha yüksek güven
Kurumsal kimlik yönetiminde güçlü tescil yapısı, marka değerini uzun vadede artırır.
Avrupa genelinde dağıtım ağı kurmak isteyen şirketler için AB marka tescili en önemli hukuki dayanaklardan biridir. Distribütör anlaşmalarında marka haklarının net şekilde belirlenmesi, ticari ilişkilerin daha güvenli yürütülmesini sağlar.
Lojistik açıdan AB markasının faydaları:
Ürünlerin serbest dolaşımında hukuki netlik
Sahte ürün tespitinde gümrük işbirliği
Tek marka yapısıyla ambalaj yönetimi
Dağıtım anlaşmalarında tek sözleşme dili
AB Gümrük Birliği içinde tescilli markaların taklit ürün yakalamalarında %50’ye varan oranlarda artış gözlenmiştir.
AB markalarında görsel kimlik, özellikle logo ve şekil markalarında büyük önem taşır. EUIPO, logonun ayırt edici unsurlarını detaylı şekilde inceler. Belirgin olmayan veya sektör genelinde kullanılan grafik unsurlar reddedilebilir.
Görsel kimlik kriterleri:
Netlik ve ayırt edicilik
Ölçeklenebilirlik
Renk kullanımının tutarlılığı
Sektörel çakışma riskinin olmaması
Logonun vektörel formatta hazırlanması inceleme sürecini kolaylaştırır.
AB marka tescili, Avrupa pazarının tamamında güçlü koruma sağlarken, uluslararası genişleme için de önemli bir temel oluşturur. AB tescili olan markalar, Madrid Protokolü kapsamında diğer ülkelere daha güçlü argümanlarla başvuru yapabilir.
Genişleme stratejileri:
AB tescilinden sonra hedef pazar analizi
Madrid sistemi ile kademeli ülke ekleme
Dijital platformlarda marka doğrulama
Ürün ambalajlarının çok dilli hale getirilmesi
AB’de güçlü marka varlığı oluşturmak, küresel marka yolculuğunun en stabil ilk adımlarından biridir.
AB marka tescili yalnızca ticari koruma sağlamaz; aynı zamanda gümrüklerde sahte ürünlere karşı etkili bir savunma mekanizması oluşturur. Tescilli marka, Avrupa Birliği Gümrük Yönetmeliği kapsamında sınai mülkiyet haklarının korunması için gümrük kayıtlarına işlenebilir. Bu kayıt, AB sınırlarında yapılan denetimlerde markanın izinsiz kullanımını içeren ürünlerin daha hızlı tespit edilmesini sağlar.
Sahtecilikle mücadelede AB gümrüklerinin etkinliği oldukça yüksektir. 2023 raporlarına göre AB genelinde yapılan sınır kontrollerinde 100 milyondan fazla sahte ürün ele geçirilmiştir ve yüksek riskli kategoriler arasında moda, elektronik ve kozmetik yer almıştır. Bu rakam, tescilli markanın gümrük işbirliği ile sağladığı korumanın pratik etkisini göstermektedir.
Gümrük kaydı başvurusu EUIPO’dan bağımsız yürür; ancak AB marka tescili bu sürecin temel koşuludur. Kayıt yapıldığında:
Ürün gönderileri daha sıkı denetlenir.
Gümrük, şüpheli ürünleri durdurarak marka sahibini bilgilendirir.
Gerektiğinde toplatma ve imha süreçleri başlatılabilir.
Bu mekanizma, sınır ötesi ticaret yapan işletmeler için oldukça kritik bir koruma katmanı sağlar.
Marka tescili sağlandıktan sonra sürdürülebilir koruma için izleme faaliyetleri zorunludur. Çünkü AB gibi büyük bir pazarda yeni marka başvuruları yoğun şekilde yapılır ve benzer isimler veya logolar zamanla ortaya çıkabilir. Profesyonel marka izleme sistemleri, EUIPO’da yayımlanan başvuruları günlük olarak takip eder ve olası benzerlikleri raporlar.
Marka ihlallerinin %60’ından fazlasının ilk iki yıl içinde ortaya çıktığı bilindiği için izleme stratejisi korumanın ayrılmaz bir parçasıdır.
Benzer marka başvurularına zamanında itiraz etme imkânı
Markanın uzun vadeli ayırt edicilik gücünü koruma
Tescilin zayıflamasını engelleme
Sektördeki rekabeti kontrollü izleme
EUIPO’nun 3 aylık itiraz süresi bulunduğundan her yeni başvurunun zamanında görülmesi stratejik önem taşır.
Her sektörün görsel, fonetik ve içerik açısından farklı ayırt edicilik gereklilikleri bulunur. EUIPO kararları incelendiğinde; tanımlayıcı kullanımın yoğun olduğu gıda, kozmetik ve e-ticaret kategorilerinde mutlak ret oranlarının daha yüksek olduğu görülür. Teknoloji, inovasyon ve marka karakteri güçlü olan sektörlerde ise başvuru kabul oranı daha yüksektir.
Sektörel uyumun temel etkileri:
Daha net marka pozisyonlaması
Daha güçlü ayırt edicilik seviyesi
Daha düşük itiraz riski
Uzun vadeli marka imajının güçlenmesi
Örneğin, teknoloji sektöründeki markaların kısa, ritmik ve çoğunlukla soyut kavramlardan oluşma eğiliminde olduğu ve bu tip markaların AB tescil başarısının %20’ye kadar daha yüksek olduğu görülmektedir.
Avrupa Birliği, farklı diller ve kültürlerden oluşan geniş bir topluluktur. 24 resmi dil ve onlarca yerel lehçe bulunur. Bu nedenle marka adının bu coğrafyada olumsuz çağrışım yapmaması, fonetik açıdan zor telaffuz edilmemesi ve kültürel hassasiyetlere uygun olması önemlidir.
Dilsel uyum analizleri şu riskleri azaltır:
Yanlış anlama veya alaycı çağrışımlar
Telaffuz sorunları
Yerel pazarlarda kabul görmeme
Pazar iletişiminde yüksek maliyetli marka revizyonları
Marka adı seçiminde çok dilli testler yapılması, AB pazarında uzun ömürlü marka varlığının temel koşullarından biridir.
AB markası, dağıtım anlaşmalarında net hak sahipliği sunduğu için ticari ilişkilerde belirsizliği azaltır. Bir distribütörün veya franchise zincirinin markayı hangi koşullarda kullanabileceği, hukuki zeminde açıkça belirlenir. Bu durum, ticari istikrar sağlar ve yayılma hızını artırır.
AB genelinde tek marka kimliğiyle faaliyet yürütmenin etkileri:
Tutarlı ambalaj kullanımı
Tek tip reklam stratejisi
Lojistik ağında kesintisiz marka yönetimi
Hızlı pazar genişlemesi
Tek marka – tek bölge mantığı, Avrupa’daki iş ortaklıklarının daha güçlü kurulmasını sağlar.
Marka tescili, yalnızca korunma sağlamaz; aynı zamanda önemli bir maddi olmayan varlık yaratır. AB pazarında lisanslama faaliyetleri oldukça yaygındır ve lisans anlaşmalarında AB markası büyük bir güven unsuru oluşturur.
Lisans gelirlerinin küresel ölçekte %11’inin AB kaynaklı olması, bu coğrafyanın ekonomik değerini ortaya koyar. Tescilli markalar, lisans görüşmelerinde daha yüksek değerleme alır.
Yatırımcı raporlarında AB marka portföyü bulunan şirketlerin risk primlerinin daha düşük olduğu belirtilir. Bu da markanın finansal getirisini doğrudan artırır.
Tescilli bir marka adı, dijital reklam ortamlarında daha güçlü konum elde eder. Google Ads ve sosyal medya reklam platformlarında marka adı şikâyet mekanizmaları bulunur ve tescilli markalar bu sistemler üzerinden daha kolay hak arayışında bulunabilir.
AB marka tescili bulunan markalar için avantajlar:
Marka adıyla yapılan aramalarda daha yüksek güven sinyali
Reklam platformlarında geliştirilmiş marka güvenliği
Alan adı uyuşmazlıklarında üstün hak iddiası
Platform içi marka doğrulaması (Meta Verified, TikTok Business, Amazon Brand Registry)
AB tescilinin SEO performansını dolaylı olarak güçlendirdiği bilinir; özellikle marka arama hacmi artar ve kullanıcı güveni yükselir.
Her ne kadar yenileme işlemi 10 yılda bir yapılsa da stratejik yenileme planlaması, marka portföyünün aktif yönetiminde önemli yer tutar. Avrupa pazarındaki konumlandırmaya göre yenileme kapsamı daraltılabilir veya genişletilebilir.
Yenileme stratejisinde dikkate alınan faktörler:
Markanın kullanım yoğunluğu
Yeni ülkelere açılma hedefi
Ürün yelpazesinin genişlemesi
Rekabet durumunun değişmesi
AB markası iptal edilmediği sürece sınırsız şekilde yenilenebilir ve bu durum markayı çok uzun vadeli bir kurumsal varlık haline getirir.
AB marka tescili, Madrid Protokolü üzerinden uluslararası başvuru yapılırken güçlü bir temel oluşturur. Çünkü Madrid başvurularında AB markası “temel tescil” olarak kullanılabilir. Bu da markanın küresel ölçekte daha geniş bir yapıya taşınmasını kolaylaştırır.
Stratejik bağlantının etkileri:
Tüm dünyaya açılmak için sağlam bir merkez oluşturur.
AB tescili, Madrid başvurularının kabul ihtimalini güçlendirir.
Uluslararası marka altyapısını tek kimlikle yönetmeyi mümkün kılar.
Bu yapı, Avrupa merkezli büyüme planı olan işletmeler için son derece etkilidir.
AB mevzuatı marka ihlallerine karşı güçlü yaptırımlar sunar. Tescilli marka sahibinin; durdurma, toplatma, imha, tazminat ve kullanımın sona erdirilmesi gibi talepleri mahkemeler tarafından hızlı şekilde değerlendirilebilir.
AB Adalet Divanı kararları, marka sahiplerinin haklarını korumada oldukça belirleyicidir. Bu nedenle AB tescili, sadece ticari değil, hukuki açıdan da yüksek güvenlik sağlar.
İhlalin durdurulması
Maddi ve manevi tazminat
Taklit ürünlerin imhası
Dijital platformlardan içerik kaldırılması
Gümrük önlemlerinin genişletilmesi
Bu araçlar, AB markasının etkinliğini pratik düzeyde artırır.
Marka tescili, kurumsal stratejinin merkezinde yer almalıdır. Özellikle Avrupa gibi büyük bir ekonomik bölgeye açılmayı planlayan işletmelerde AB tescili erken aşamada alınmalıdır. Geç kalınması, benzer başvurular nedeniyle markanın kullanımının sınırlanmasına yol açabilir.
Stratejik entegrasyon adımları:
Sektör ve pazar analizi
Marka adı güçlendirme
AB tescil başvurusu
Kullanım planlaması
Dijital markalaşma entegrasyonu
Bu yaklaşım, markanın Avrupa pazarında sağlam bir temel üzerinde büyümesini sağlar.
Avrupa Birliği’nde marka korumasını tek çatı altında toplayan bu sistem, işletmelerin uzun vadeli büyüme hedeflerini daha güvenli, daha öngörülebilir ve daha yüksek değerli bir yapı üzerine inşa etmesini mümkün kılar. Tek başvuruyla 27 ülkede geçerli olan bu koruma, hem operasyonel süreçleri sadeleştirir hem de markanın ticari etkisini geniş bir coğrafyada güçlendirir. AB pazarının dinamizmi, güçlü regülasyon yapısı ve ekonomik ölçeği düşünüldüğünde, EUIPO tescili markanın sürdürülebilir rekabet gücünü artıran stratejik bir yatırım niteliğine dönüşür. Kurumsal kimlikten dijital pazarlamaya, lisanslamadan gümrük korumasına kadar uzanan kapsamlı etkisiyle AB marka tescili, markasını sağlam zeminde büyütmek isteyen her işletme için Avrupa pazarına açılan en istikrarlı kapılardan biri olur.
Neler Farklı?
24 saat içinde ücretsiz avukat kontrolü
Basit online ve çevrimiçi 3 adımlı süreç
Kayıt, dava desteği ve marka izlemesi

Kayıt, dava desteği ve marka izlemesi
Küresel alanda marka hizmeti ve desteği
%95 başarı oranı ile markanız bizimle güvende
Süreç Nasıl İşliyor?
Bir markanın tescil edilebilmesi için ayırt edicilik kriterini sağlaması gerekmektedir. 24 saat içinde sonuç ve öneri.
Siparişi tamamladıktan sonra bir uygulama taslağı hazırlayacağız. Onaylandıktan sonra, yasal temsil sağlayarak sizin adınıza dosyalayacağız.
Başvuru, ilgili Fikri Mülkiyet Ofisi (IPO) tarafından değerlendirilir, olası itirazlar için yayınlanır ve onaylanır.
Başarılı bir tescilin ardından markanız, başvuru tarihinden itibaren geçerli olur ve süreç boyunca rüçhan hakkını korur.
Bize Yazın
